17 Mayıs 2017 Çarşamba

1-Oruç Kimlere Farzdır ?

Kur'an'ı Kerimde oruçla ilgili hükümler Bakara süresinin 183 ve 187 ayetlerinde geçmektedir.

Oruç Kimlere Farzdır ?

Ramazan kameri aylardandır. Yani ayın hareketlerine göre belirlenir. Bu sebeple Ramazan, her yıl bir önceki yıla göre on veya on bir gün önce gelir. Dolayısıyla bazen kışın, bazen yazın oruç tutulur. Böylece Müslüman, soğukta, sıcakta ve her mevsimde Allah'ın oruç emrini yerine getirme fırsatını yakalar.
İslâm takvimine göre kamerî aylar şunlardır;
1. Muharrem
2. Safer
3. Rebîulevvel
4. Rebîulâhir
5. Cemâziyelevvel
6. Cemâziyelâhır
7. Receb
8. Şâban
9. Ramazan
10. Şevval
11. Zilkâde
12. Zilhicce
Oruç, İslamın beş esasından biridir

Oruç kelimesi Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş bir isimdir. Kelimenin aslı "Ruze"dir. Önceleri "Oruze" (günlük) olarak kullanılmış; daha sonra "Oruç" şeklinde telaffuz edilmeye başlanmış ve bu şekliyle yaygınlaşmıştır.Arapça karşılığı "savm" veya "sıyam"dır. Savm kelimesinin lügat manası; yeyip-içmekten kendini tutmak, imsak, hareketsiz kalmak ve herşeyden el, etek çekmektir. Kur'an-ı Kerim'de bazen "susmak" manasına kullanılmıştır.sıyâm, savm", sözlükte kısaca nefsi meylettiği şeylerden, isterse bir söz olsun alıkoymak yani kendini tutmaktır.
Oruç ayette de dediği gibi Allah’a karşı gelmekten sakınmak için farz kılınmış
Bakara 2/183 Ey iman edenler ! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı farz kılındığı gibi sizin üzerinize de yazıldı farz kılındı. Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
Yâ eyyuhâllezîne âmenû kutibe aleykumus sıyâmu kemâ kutibe alellezîne min kablikum leallekum tettekûn

Tettekun : takva kelimesinden  türemiştir takvâ' kelimesinin aslı 'veka' fiilidir. 

sözlükte; bir şeyi korumak, himâye etmek, zarar verecek şeylerden çekinmek, bir şeyi başka bir şeyle, bir tehlikeye karşı korumaya almak demektir.

Bu bir anlamda zararlı şey ile kendi arasına bir engel koymaktır.

"Yarım hurma ile de olsa, sadaka vererek, kendinizi cehennemden koruyunuz (ittika ediniz).

takvâ  ittika'nın ismidir ve sözlük anlamı olarak, kuvvetli himâyeye girmek, korunmak, kendini koruma altına almak demektir.
Müttakî   ittika eden, takvâ sahibi kimse demektir.

Takva  ile günah haram şirk her türlü kötülüğe karşı kendini  korumanın adıdır 


Oruç, önceki ümmedlere,tüm inananlara  farzdır.
Allah tüm elçilere ne emretmişse ,vahiy ettiği din İslâm'dır 
Şura 42/13Allah Nuh'a ne emretmişse onu,sizin için bu dinin kuralı yapmıştır , Sana vahyettiğimiz , İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiği şudur '' Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini çağırdığın İslâm dini, Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. ,Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir“
شَرَعَ لَكُم مِّنَ الدِّينِ مَا وَصَّى بِهِ نُوحًا وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى أَنْ أَقِيمُوا الدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا فِيهِ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ اللَّهُ يَجْتَبِي إِلَيْهِ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ
Şeraa lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ

Oruç Kimlere Farzdır?
Bir insana orucun farz olması için .
1. İman edenlere
2. Zihinsel iradesine malik olmak.
3. Bulûğa çağına ermiş olmak.


Ramazan Ayına Kim Şahit Olursa Savm etsin/kendini tutsun

Bakara 2/185 Ramazan ayı ,İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayıran apaçık belgeleri kapsayan
Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu kolaylık sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn

Kur'an'dan vahiy oluna uyan Rasullah aleyhisselamdan örnek alalım.
Buhari, Savm 2, 9, Libas 78; Müslim, Sıyâm 164 Nakledilen Rivayette
 
Hz Rasullullah a.s Oruç, insanı koruyan bir kalkandır.”buyurmuştur

 Buhari, Savm, 8; Tirmizi, Savm, 16 ,Nakledilen Rivayette;
 Yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmayan bir kimsenin, yemeği ve içmeyi bırakmasına, aç kalmasına, Allah'ın ihtiyacı yoktur!

Bakara 2/187 Oruç gecesinde eşlerinize yaklaşmak size helal kılındı.Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah ,gerçekten sizin,kendinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın.Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara yaklaşma- yın. Bunlar,Allah'ın sınırlarıdır.onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki takvalı olursunuz.
أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ اللّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَالآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُواْ مَا كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ وَكُلُواْ وَاشْرَبُواْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّواْ الصِّيَامَ إِلَى الَّليْلِ وَلاَ تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ فَلاَ تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Uhılle lekum leyletes sıyâmir refesu ilâ nisâikum hunne libâsun lekum ve entum libâsun lehun(lehunne) alîmallâhu ennekum kuntum tahtânûne enfusekum fe tâbe aleykum ve afâ ankum, fel âne bâşirûhunne vebtegû mâ keteballâhu lekum, ve kulû veşrabû hattâ yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyâme ilel leyli, ve lâ tubâşirûhunne ve entum âkifûne fîl mesâcid(mesâcidi), tilke hudûdullâhi fe lâ takrabûhâ kezâlike yubeyyinullâhu âyâtihî lin nâsi leallehum yettekûn(yettekûne)

”Müslim, Sıyâm, 90 (1114); Tirmizi, Savm 18.son olarak “Sahur yemeği yiyin. Çünkü sahurda bereket vardır.buyurmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder