1️⃣Tevbe Suresi 9/ 14 : Ve yeşfi sudûra kavmim mü‘minin.
ve mü'minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.
2️⃣Yunus 10/ 57 : Ve şifâül limâ fissudûri ve hüdev ve rahmetul lil mu’minin
Bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi.
3️⃣Nahl 16/69 : Yehrucu mim butûnihâ şerâbum muhtelifun elvânuhu fihi şifâül linnâs, inne fi zâlike le âyetel li kavmiy yetefekkerûn.
Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.
4️⃣İsra 17 /82 : Ve nünezzilü minel Kur’âni ma hüve şifâuv ve rahmetul lil
mü ‘minin.
Biz Kur’ân’dan öyle âyetler indirmekteyiz ki, müminler için şifa ve rahmettir.
5️⃣Fussilet 41/44 : Kul huve lillezîne âmenû hüdev ve şifâ.
Sen De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır.
6️⃣Şuara 26/ 80 : Ve izâ meriztü fehuve yeşfinî.
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"
➖➖➖➖➖➖
7️⃣ Enbiyâ 21/ 83 Rabbi innî messeniye’d-durru ve ente erhamur râhimîn.
o Rabbine, “Şüphesiz ki 'Doğrusu bu dert bana dokundu ve sen merhametlilerin en merhametlisisin'Sabah akşam
8️⃣Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.
اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ
“Anlamı: Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.
9️⃣Allâhümme rabbennâsi, ezhebiI-be's. İşfi, enteş-şâfî. Lâ şifâe illâ şifâuke şifâen lâ yuğâdiru sekamen.
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Anlamı: Ey insanların Rabbi olan Allah'ım . Bu hastalığın şifasını ver. Izdırabını kaldır. Şifa veren sadece sensin . Senin şifadan başka bir şifa olmaz. Öyle şifa ver ki, hastalıktan eser kalmayacak şekilde bir şifa ihsan eyle.
Eklem ağrısına baş ağrısına🔟"Bismillah Bismillah Bismillah Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru.
أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأَحَاذِرُ مِنْ وَجعِي هذاَ
Anlamı:Duyduğum ve korktuğum acının şerrinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım.
📕Kitabımızın ayetleri maddi manevi hem dünya hem ahiretimiz için şifadır
Yunus 10/ 57 Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi.
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn
📕İsra 17 /82 Biz Kur’ân’dan öyle âyetler indirmekteyiz ki, müminler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin de ancak sapıklığını artırır.
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاء وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إَلاَّ خَسَارًا
Ve nünezzilü minel kur´ani ma hüve şifaüv ve rahmetül lil mü´minine ve la yezıdüz zalimıne illa hasara
📕Tevbe 9/14 Onlarla savaşın ki sizin ellerinizle Allah onlara azap etsin, onları parçalasın, size zafer versin ve mü'minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.
قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّهُ بِأَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِين
Kâtilûhum yuazzibhumullâhu bi eydîkum ve yuhzihim ve yansurkum aleyhim ve yeşfi sudûre kavmin mu'minîn
📕İman edenler için bir hidayet ve şifadır. huden ve şifâun
Güzel salih amellerle ,çirkin amellerin üzerindeki örtüyü kaldıran, güzel amellere özendiren, çirkin amellerden de sakındıran hikmeti ile göğüslerdeki şüphe ve kötü inançlara şifa olan, hidayetle gelmiş
📕Fussilet 41 /44 Eğer biz onu yabancı dilden bir Kur'ân yapsaydık onlar mutlaka: «Bu kitabın âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Arap'a yabancı dil, öyle mi? derlerdi. Sen De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır. İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. Kur'ân onlara göre bir körlüktür. Sanki onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar da duymuyorlar
وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْآنًا أَعْجَمِيًّا لَّقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ آيَاتُهُ أَأَعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّ قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاء وَالَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ فِي آذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًى أُوْلَئِكَ يُنَادَوْنَ مِن مَّكَانٍ بَعِيدٍ
Ve lev cealnâhu kur’ânen a’cemiyyen le kâlû lev lâ fussilet âyâtuhu, e a’cemiyyun ve arabîyyun, kul huve lillezîne âmenû huden ve şifâun, vellezîne lâ yu’minûne fî âzânihim vakrun ve huve aleyhim amâ(amen), ulâike yunâdevne min mekânin baîd
Hz. İbrahim’in duasında maddî ve bedensel bir deva =yeşfı anlamı da vardır.
📕Şuara 26/ 80 Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Ve iza meridtü fe hüve yeşfı
Bal nimetinde insanlar için şifa = şifâun vardır
📕Nahl 16/69 Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.
ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاًۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Śumme kulî min kulli-śśemerâti feslukî subule rabbiki żululâ yaḣrucu min butûnihâ şerâbun muḣtelifun elvânuhu fîhi şifâun linnâs inne fî żâlike leâyeten likavmin yetefekkerûn
KURAN HAZİNEM HANIMLAR MEKTEBİ